Video Oyunların Gençler Üzerindeki Kötü Etkisi(!)

Video Oyunların Gençler Üzerindeki Kötü Etkisi(!)

Selam düzenli okur ya da yeni gelen. Bu yazımda lafım sana değil. Aksine senin çevrende olan video oyunlarının sana ve davranışlarına zarar verdiğini veya seni kötü etkilediğini söyleyen o insanlara. Bunlar ailen, arkadaşların ve belki de öğretmenlerin olabilir. Demek istediğim şu ki eğer bu yazıyı onlar değil de sen okuyorsan lütfen onlara okut. Bilgilenmek için hala geç değil.

Şimdi esas konumuza gelelim. Genç nüfusun büyük bir çoğunluğu ya video oyunu oynamakta ya da video oyunu oynayan insanları izlemekte. Ailelerimiz, büyüklerimiz hatta bazı arkadaşlarımız ise bunun bizleri kötü etkilediğini ve davranışlarımızı olumsuz etkilediğini söylüyor. Ben de Gamelisher ekibinin bir parçası olarak bunun hakkında bir iki kelam etmek istiyorum. Öncelikle size bir iki bilimsel gerçek ardından da kendi düşüncelerimi aktarmama izin verin.

Okuduğum birçok yerli yabancı makaleler arasından ”Video oyunlar oynamak sizi agresif davranışlara sürükler.” veya ”Video oyunları oynamak çocukların psikolojilerini olumsuz etkiler.” gibi tek bir kesin cümle dahi okumadım. Bunu şu ana kadar hiçbir bilim insanının kanıtlayamaması bir yana yaygın düşüncenin aksine bir çok fayda teşkil ettiği söyleniyor. The Royal Society Publishing’de okuduğum bir yazı 500’den fazla genç üzerinde yaptığı bilimsel çalışmalarda agresif davranış ve şiddet içerikli video oyunları arasında hiçbir direkt bağlantı bulamadığını söylüyor. Bazı oyun oynayan insanlarda agresif davranışlar ve şiddete yatkınlık görülse de genele bakıldığında bu davranışların büyük çoğunluğu ya aile ya da yakın çevreden kaynaklandığı söylenmekte. Bu makalenin üzerine biraz daha araştırma yapma isteğim doğrultusuna ek olarak video oyunlarının gençler ve genel oyuncu kitlesi üzerinde diğer etkilerini araştırdım. Karşılaştığım sonuç benim için hiç de şaşırtıcı olmamakla beraber bu yazıyı okuyan sizler için biraz ”kafa açıcı” nitelikte olabilir.

Okuduğum birçok araştırma video oyunlarının kişiye kendi sosyal çevresini tanıma, stresle baş etme ve karşısına çıkan sorunlara pratik çözümler üretmede çok büyük fayda sağladığı yönünde. Video oyunu oynarken kişinin oynadığı oyunun oyuncuya çıkarttığı zorlukları çözmesi ve bölümü geçmek için belirli bir çaba sarf etmesi dolayısıyla bir şekilde o sorunu çözmesi gerekiyor. Bu amacına ulaşmak isteyen kişi kendisinin sınırlarını zorlayarak yaratıcılığını konuşturması gerekiyor ki o amacına ulaşıp bir sonraki zorlu mücadeleye geçebilsin. Video oyunları genel olarak şiddet içerikli değil zaten, ki bunun için şiddet içerikli oyun diye bir uyarı bile oluyor video oyunlarında. Burada da iş biraz ailelere düşüyor. 12-15 yaşlarındaki bir çocuğun aşırı şiddet içeren oyunlar oynamaması hakkında tabi ki hepimiz hemfikiriz fakat bütün oyunları tabiri caizse ”vurdulu kırdılı” olarak tanımlamak hiç de hoş bir davranış değil. Oyun dünyası sadece PUBG gibi ya da Tom Clancy’s Rainbow Six Siege gibi amacının rakibi öldürmek olan oyunlarla çevrili değil. Bu oyunların yanında Portal 1 ve 2, Sims gibi küçük yaştaki çocuklara da hitap edebilen ve aynı zamanda yaratıcılık seviyelerinin yanında onların düşünce tarzını zorlayarak geliştiren oyunlarla dolu. Tabi ki burada iş siz ailelere ve aile yakını büyüklere düşüyor. Çocuğunuzun veya yakın bir küçüğünüzün oynadığı oyunları takip etmek sizin sorumluluğunuzda. Sonuçta bu oyunlar sadece çocuklar için değil aynı zamanda biz yetişkinler için de üretiliyor.

Video oyunu sektörü hali hazırda büyümekte ve zaten hayli büyük olan bir sektör. İnsanlar bunun sayesinde sadece eğlenmekle kalmayıp aynı zamanda Twitch ve Youtube gibi büyük sosyal medya platformlarından para da kazanabilmekte. Bunun yanında video oyunlarının kendim ve yakın çevremde gözlemlediğim kadarı ile yabancı dil öğrenimine ve aynı zamanda uluslar arası arkadaşlıklar kurmaya büyük bir katkısı var. Benim şahsen tanıdığım 20’yi geçik yurt dışından arkadaşım var ve onlar ile güncel olarak görüşmekte bu sebeple de İngilizcedeki konuşma ve yazma yeteneklerimi köreltmemekteyim. Başka kültürlerle aşina olduğum gibi birçok farklı düşünce tarzı ile de karşılaşmakta ve yorumlamaktayım. Video oyunlarının bana ve yakın çevreme faydası bununla bitmemekte ve büyük bir artı olarak günlük stresten uzaklaşmama inanılmaz faydası dokunmakta. Çünkü video oyunu oynarken üniversite sınavına hazırlanan ve gelecek kaygısı taşıyan 19 yaşında bir genç değil de o an oynadığım oyundaki karakterim oluyorum. Örnek gösterilen ”Bilgisayarın başından kalkmadı ve felç oldu.” gibi abartı haberlerin aksine zamanımı iyi ayarlamakta ve hem derslerime hem de gerek ailem gerekse arkadaşlarımla olan sosyal hayatıma da vakit ayırabilmeklteyim.

Son olarak sizden eğer buraya kadar okuduysanız ricam şudur. Lütfen gördüğünüz her habere inanmadan önce arkasındaki dayanağı ve sizinle olan ilişkisini sorgulayın. Sonuçta her aile bir olmadığı gibi her çocuk da birbirinden farklıdır. Birçok olayı farklı şekilde yorumlayabilirler. Hepimize ders niteliğinde olan bir olayı hatırlatmak isterim size. Çok net hatırlıyorum ben daha çocuk iken Pokemon adlı çizgi diziden inanılmaz zevk alırdım ama tabi ki gün geldi ”kötü etkilenen” çocuğun biri kendini ben Pikachu’yum diyerek balkondan attı. bunun üzerine çizgi dizi televizyon kanallarından kaldırıldı. Buradaki trajikomik olay ise şu ki; Pikachu uçma yetisi olan bir karakter bile değildi. Etrafımızda gerek medyada gerek ise yakın çevremizde, duyduğumuz ve duyacağımız birçok absürt haber ile karşı karşıya kalıyoruz ve kalacağız da. Aslında her şey bizim elimizde ve yakın çevremize ne kadar sahip çıkıp örnek olabilmemizle alakalı. Yazımı buraya kadar okuduğun için teşekkür ederim sevgili okur. ”Bilinçli” kal.

2 Yanıtlar “Video Oyunların Gençler Üzerindeki Kötü Etkisi(!)”

Avatar
    Çelik Yılkaya

Bir yorum yap.

Tıkla ve yayına katıl.
Takip etmek için tıklayın.