Dark Souls oyunlarını daha önceden oynamıştım , en azından oynamaya çalışmıştım ve bu tür oyunları beceremediğimi anlamıştım. Geçtiğimiz günlerde de Dark Souls benzeri bir oyun olan Sekiro : Shadows Die Twice çıkınca da en azından üzerime deneyimlemek düştü. Birazdan okuyacaklarınız bu tür oyunları beceremeyen bir oyuncu tarafından yazılmıştır haberiniz olsun. Gerçi sana incelemek düşmez derseniz de , haklısınız…


Oynanışa geçmeden önce görsellikten bahsedelim. Kısaca görsellik çok çekici diyebilirim. Karlı harita cidden çok hoş durmuş. Zaten karlı bölümü geçemediğim için tek gördüğüm yer de orası oldu ve orası da cidden bana oynama hevesi kattı diyebilirim. Uzun lafın kısası grafikler tatlı , hoş. On üzerinden grafiklere sekiz veya dokuz verebilirim.
Oynanış… Ne kadar da beceremesem de insanlar tarafından beğenilmiş gibi duruyor. Aynı zamanda oturaklı kılıç dövüşleri de sizi rahatlatmıyor değil. Bitirici hareketleri ise sizi dört köşe yapıyor. Eğer ki gizlilik ile ilerlemek isterseniz oyun size bu fırsatı sunuyor fakat Boss Fight‘larda oyun sizi kılıç dövüşüne zorluyor ki ben kılıç dövüşlerinde kötü olduğum için daha oyunun ilk Boss’larından birini geçemedim…
Hikayesi de anladığım kadarıyla şöyle : Hizmet ettiğimiz lord ile birlikte bir samurayla karşılaşmamız , karşılaşmadan yenik ayrılıp ölüme bırakılmamız fakat yaşlı bir amcanın bizi kurtarıp kesilmiş kolumuz yerine protez bir kol eklemesi ve bu protez kolun bazı özellikler barındırması ile intikam aradığımız bir oyun. Savaş sonrası 16. yüzyıl Japonya‘sında geçen Sekiro: Shadows Die Twice , atmosfer olarak da haritayı güzel yansıtmış. Hikaye sunumu da sade bir dil ile yapılmış.
Müziklerden de bahsedecek olursak müzikler hoş , o zamanların Japonya’sının müziklerini andırıyor diyebiliriz. Savaş sırasında gerilimi arttıracak müzikler de heyecanı arttırıyor ve oyuna güzel bir hava katıyor. Müziklerin sesini kapatmamanızı öneririz çünkü müzikler oyunda önemli bir yere sahip.


Bir amatörün gözünden Sekiro Shadows Die Twice incelememizin sonuna geldik. Oyunu beğendik ve sizlere de öneriyoruz. En azından tecrübe etmeniz gereken oyunlardan biri. Fiyatı biraz uçuk olsa da eğer fazladan harcayacağınız paranız varsa kesinlikle almanız gereken bir oyun. Diğer incelemelerimizi de okumayı unutmayın.
































