THE LAST OF US PART II

The Last Of Us Part II ’nin çıkışının ikinci gününden itibaren oyuncular tarafından ağır eleştirilere maruz kaldı.

Şu anda Metacritic’te kullanıcı puanı 3.5’lerde gezen The Last Of Us Part II, önümüzdeki günlerde de çok konuşulacağa benziyor. Peki eleştirmenler ve oyuncular arasındaki bu fikir ayrılığı nereden kaynaklanıyor?

The Last Of Us Part II şu anda Playstation Store’da 499TL. Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki bu oyun bu paranın hakkını vermiyor. Anlatacaklarımdan sonra da almak isteyen olursa onlara önerim, ya indirime girmesini bekleyin, yok ben bekleyemem diyorsanız kardeşlik sistemiyle alın, ya da diğer PS Store’lardan almayı deneyin.

Öncelikle spoiler vermeden özet geçelim. The Last Of Us Part II ‘de çok büyük eksiklikler var ve bu eksikliklerin çoğu hikayenin oldukça zayıf ve tahmin edilebilir olmasından kaynaklanıyor. Yan karakterler sığ ve sıkıcı. Yapay zeka çatışma anlamında neredeyse hiç gelişmemiş olsa da düşmanlar arasında gerçekçi iletişim kuruluyor sonunda. Bir düşman, arkadaşının ölümüne feryat figan üzülebiliyor mesela. Grafikler en üst düzeyde. Çevreye çok özen gösterilmiş. Oyun mekanikleri ise oldukça iyi. Susturuculu silah ve ok-yay oyuna o kadar güzel oturmuş ki mermim bitmediği sürece sadece bu silahları kullandım. Oyunu ilk oyunu sevenler için öneririm, ama bu fiyatta değil.

***YAZININ DEVAMI AĞIR SPOILER İÇERİR***

THE LAST OF US PART II

Bu oyun hakkında konuşmak için önce çok kısa olarak ilk oyundan bahsetmemiz lazım. Serinin birinci oyunu nasıldı? Ana karakterimiz Joel bir kaçakçıydı ve o zaman bir çocuk olan Ellie’yi bir yere ulaştırması gerekiyordu. Çok kaba bir özetle görevini başarıyla tamamlamış Joel, bu sürede kızımıza kendi kızıymış gibi bağlandı ve Ellie’yi kaybetmek istemediği için onu ameliyattan çıkarıp, dünyayı yok eden hastalığa çözüm bulunma şansını yok etti. Hikaye akışı, karakter gelişimi, yaşanan olayların kalitesiyle kusursuz bir şekilde işlenmişti. Oyun mekanikleri daha önce pek görmediğimiz kadar güzeldi.

The Last Of Us Part II ‘ye Ne Oldu?

Önce iyi şeylerden bahsedelim. Teknik açıdan bakarsak, bu oyun Naughty Dog’un en iyi oyunu olabilecek cinsten. Oynanış bazı eksikliklere rağmen iyi (siper almak çok zor), grafikler mükemmel. Yeni ok atma mekanikleri ve susturuculu silah çok eğlenceli. Silah geliştirmeleri çok mantıklı. Oynadığımız alanlar güzel dizayn edilmiş. Zıplama mekaniği biraz daha iyi olabilirmiş, bazen gayet yetişebileceğimiz yerlere zıplayamıyoruz. Düşmanlar arası iletişimde büyük gelişme var. İyi şeyler bu kadardı.

Serinin ikinci oyunu Part II’de, yukarıda bahsettiğim hikaye akışı, karakter gelişimi ve çevremizde yaşanan olaylar ilk oyundaki ustalığı aratır vaziyette. Oyunu alıp bitiren oyuncuların çoğu internette oyuna nefret kusuyor. Verdikleri tepkiler ise can yakıcı cinsten. “Birinci oyuna saygısızlık!”, “Beş senenin sonunda koca bir hayal kırıklığı!” gibi sert yorumlarla artık internetin her yerinde karşılaşabilirsiniz. Şimdi bu sorunlar neymiş görelim.

İntikam hikayesi mi? Gerçekten mi?

İlk oyundan sonra oyuncular daha büyük bir hikaye beklerken, daha fazla Joel ve Ellie görmek isterken, ikinci saatte Joel ölünce eminim herkes şoka uğradı. Bundan sonrasıysa intikam almak için harcanan oyun saatleriyle dolu. Akıllı ve sevecen olarak bildiğimiz Ellie, soğukkanlı bir katile dönüşüyor. Ama buna daha sonra geleceğiz.

Oyunun en büyük sorunu belki de hikaye akışı. Yavaş ilerleyen oyun, hah işte şimdi başlıyoruz dediğiniz anda sizi komik bir şekilde aksiyonun ortasından alıp, sıkıcı bir sekansa sokabiliyor ve saatlerce bir şeyler olsun diye bekliyorsunuz. Bol bol bir türlü geçilemeyen yavaş yürümeler, konuşmalarda arası gereksiz uzun sessizlikler sanki oyun değil de film oynuyormuşsunuz hissi veriyor. Gerçekten uykumu getiren sahneler oldu.

İntikam için yüzlerce insan öldüren Ellie’ye “İntikam Çözüm Değil” şoku!

İkinci saatten itibaren intikam için öldürdüğümüz onlarca yüzlerce insandan sonra Abby’i buluyoruz, hayatını kurtarıyoruz, sonra biraz bıçaklıyoruz, boğuyoruz, tam öldüreceğiz derken, oyun araya giriyor ve diyor ki: İntikam çözüm değil. Hadi ya? E ne oynadık biz o zaman Naughty Dog? Bütün oyun intikam arattırdın, sonra ver sinematiği gitar çalalım. Sen bu kadar orijinal olmayan ve herkesin sonunu tahmin ettiği bir hikaye yaz, bir de sonda bize intikam çözüm değil masalı anlat. E o kadar öldürdüğümüz insanın bir manitası, çoluğu çocuğu, bir ailesi yok mu? Kısacası bize amaçsız bir hikaye oynattılar. En azından bize seçtirseydin öldürsek mi bıraksak mı diye. Bak yine sinirlendim.

Anlamsız karakter gelişimi

Karakter gelişimini hikayeye işlemek bir sanattır ve bu sanatı Naughty Dog ilk oyunda Joel ile kusursuzca yapmıştı. Ama aynı şeyi bu oyun için söyleyemeyeceğim. Karakter gelişimi yaşanan kaliteli olaylar üzerinden işlenmeli. Oyuncuya hitap etme şartı olmasa da karakterin yaşadıklarıyla biraz da olsa empati kurabilmeliyiz. İşte eksiklikler de tam burada başlıyor.

Ellie’nin oyun boyunca özellikle son sahnelerde neredeyse torture porn derecesinde aşırı şiddet uyguladığını görüyoruz. Fakat hikaye boyunca bu şiddeti somutlandıracak gerekli noktaları ise göremiyoruz! Joel’un ölümüyle travma geçiren Ellie, haliyle intikam hırsıyla doluyor. Ama yaptığı şeyleri, kafasında bir şalter atmış gibi, daha önce görmediğimiz bir biçimde ağzımız açık izliyoruz. Oynayan oyunculardan “Joel’un yetiştirdiği Ellie böyle şeyler yapmaz” gibi birçok yorum var. Kısaca, Ellie’yi bu hale getiren intikam hırsı, hikayeye düzgün işlenememiş diyebiliriz.

Abby’de de durum benzer. Oyunun yarısını geçirdiğimiz Abby’deki karakter gelişimi muhtemelen oyun tarihinde gördüğüm en kötü gelişmelerden desem abartmış olmam. Her saniyesinde bekledim, sabırla bekledim. Çünkü karakteri bir türlü TANITMIYORLAR. Empati kuramıyorsun. Eğer oyunun yarısını Abby ile oynayacaksam, neredeyse Ellie kadar tanımalıyım onu. Abby’nin karakter gelişimi neredeyse yalnızca Lev/Lily üzerinden işlenmiş. Gerçekten oyunun ikinci yarısının %90’ı Lev’e yardım etmekle geçiyor. Çok az tanıdığımız Abby, nedense birden yardım meleği olup Lev ve ablasına hayatı pahasına yardım ediyor. Buraya kadar bir sıkıntı yok.

Sıkıntı olan konu şu, NEDEN ediyor? Oyunda da soruyorlar hattaBize oyunun yarısını Abby ile oynatan Naughty Dog, Abby için 30 dakikalık bir arka hikaye verirken Lev’e yardım için saatlerimizi harcatıyor ve bu yardımın nedenini bize net bir şekilde gösterecek hikayeyi sunmuyor. Abby bir yan karakter olsaydı bu bir sorun teşkil etmezdi ama oyuncu bu yüzden Abby ile bir bağ kuramıyor ve oyunun yarısı kuru geçiyor. Ayrıca Abby’e geçtiğimde Yeni Oyun+’a başlamış gibi hissettiğimi de söyleyeyim. Silahlar, beceriler vb. farklı olsa da bunlara en baştan girişmek biraz yorucuydu.

THE LAST OF US PART II
Oyunun sonlarını aynen böyle izledim

The Last Of Us Part II ‘de Yapay zeka yüksek zorlukta bile çok kötü

2013’ten beri bu alanda hiç ilerlenmemiş olması gerçekten hayal kırıklığı, düşmanlarla çocukla oynar gibi oynayabiliyorsunuz, yapabildikleri tek şey çatışmada arkanıza dolanmaya çalışmaları, onda da siper almayı pek tercih etmiyorlar.

The Last Of Us Part II ‘de Boş yan karakterler

Oyunun başlarında Joel öldükten sonra oluşan karakter boşluğunu Abby ve arkadaşları ile dolduran Naughty Dog, bu karakterlerin içini doldurmayı unutmuş. İtici, içi boş, kötü yazılmış karakterler, oyunu inanılmaz derecede sıkıcılaştırıyor ve hikayenin sırtına boş bir yük bindiriyor. Dina’yı ele alalım. Oyunda azımsanmayacak bir süreyi Dina ile geçiriyoruz. Dina kuru ve ilginç olmayan bir karakter. Dina’nın bu eksikliklerini eşcinsel olmasıyla kapatmaya çalışmışlar gibi geldi bana. Yine yeterince tanıtılmayan bir karakter daha.

Oyuncuların başka bir tepkisi de The Last Of Us Part II ‘nin LGBT propagandası yapması oldu

Oyun yazarı Neil Druckmann oyunda farklı ve güçlü kadın karakterler olacağını söylemişti. Hepimiz bunu daha önce hitap edilmemiş demografik çevrelere de hitap etmek için yapıldığını biliyorduk zaten. Şahsi fikrim her zaman “diversity is good” olduğu için Neil Druckmann bu haberi verdiğinde sevinmiştim. Ama hikaye bu kadar basit olunca ve hikayede olmaması gereken boşlukları (oyunun yarısı) apokaliptik dünyada zor zaman geçiren azınlığın hikayesiyle doldurulunca, oyun çoğunluğa hitap etmedi ve oyunculardan “LGBT hype treninden faydalanma” noktasında tepki geldi. Yani yine aynı noktaya geliyoruz. Sorun hikayenin LGBT unsurları içermesinden kaynaklanmıyor. Hikayenin zayıflığından kaynaklanıyor. LGBT yerine başka bir unsur da kullanılabilirdi ve bunu sağlam bir hikayeye işleselerdi hiçbir şekilde kimse tepki gösteremezdi, fark etmezdi bile. Çünkü şu noktada ortaya çıkan oyun bir LAST OF US oyunu gibi hissettirmiyor. Bir devam oyunu böyle yazılmamalı. Standalone veya DLC türü daha uygun olabilirdi.  

Sonuç

Oyunda Jackson’da daha fazla vakit geçirmek isterdim. En azından bir kez sürü saldırısı olsaydı da orayı savunsaydım diye çok iç geçirdim. Oyunun bu hali çok “repetitive” ve tahmin edilebilir. Gerçekten büyük bir hayal kırıklığı olmasına rağmen oyun mekanikleri oyunu kurtarıyor diyebilirim. Eleştirmenler ve oyuncular arasındaki bu uçurum da neyden kaynaklanıyor diye düşünürsek hoş sonuçlar gelmiyor aklımıza. Çünkü bu oyuna 10/10 demek gerçekten çok ama çok zor.

İlginizi çekebilir: Kısa Olmasaydın Be Nightmare House 2

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz